15 Aralık 1979

Bakırköy İmam Hatip Lisesi Müdürü olan Fevzi Bektaş Hocamız, kör anarşinin kirli ellerinin kurbanı olarak şehid olmuştur. Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen olay, tüm camiamızı ve ailesini üzüntü içinde bıraktı. Fevzi Bektaş, o gün İki İmam hatip lisesi müdürü ile buluşmak için, Beşiktaş’taki bir kahvehaneye gelmiş, ancak kendisine burada şehadet şerbetini içmek nasip olmuştu.

Hayatı boyunca, İslam’ın yiğit ve şanlı mücadelesini engel tanımaksızın sürdürdü. Düzenin görevli bir memuru olması, O’na mücadele azminden bir şey kaybettirmedi. Bu büyük davayı taviz vermeden yürüten hocamız, bir gün okulu denetlemek üzere gelen müfettiş, okulun duvarlarında bulunan bir hadisi şerifin yazılı olduğu tabloyu kaldırtmak İçin baskı yapınca: “Beyefendi burası imam Hatip Lisesi’dir. Buradan ülkenin imanlı nesli yetişiyor. Bu gördükleriniz, Peygamber Efendimizin mübarek sözleridir. Kendinize geliniz.” demiştir. Mücadelesini Allah rızası için, tüm engellemelere rağmen sürdüren hocamız ve değerli büyüğümüz; düzenin paralı, kravatlı, fötr şapkalı anlayışına değil, insan anlayışına değer verdi. O’nun için söylenecek sözler, böyle satırlara sığdırılamaz.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.35.17Okulundan tüm talebelerinin ortak görüşü: “O gerçek bir dava eri ve mücahid bir hocamızdı” şeklindeydi.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.33.25Gönüllerine taht kuran bu değerli mücahidin ardından talebeleri, son vazifelerini yapmak için, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde İkindi namazından sonra cenaze namazını kılmak üzere toplandılar. Düzenin eli kanlı zorba polis ve jandarması, tüm müslümanların karşısına dikildi ve hocalarına, son görevlerini yapmalarını engellemek için; küfür ederek, coplarla saldırdı. Ancak vazifesinin idrakinde olan talebeleri ve müslüman halk, kuru patırtıya pabuç bırakmayarak direnmişler ve Fevzi Bektaş Hoca’mızı Topkapı Aile Mezarlığı’na defnetmişlerdir.

Konu ile ilgili olarak İstanbul Akıncı Liseliler Birliği Merkez Komitesi bir açıklama yaparak, olayı nefretle kınamış ve şu basın bildirisini yayınlamışlardır: “Müslüman’ın zora talip olduğu, Cenabı Hakk’ın bu davayı dağa taşa tebliğ ettiğinde; dağların bu davanın ağırlığından paramparça olduğu görülmüştür. İşte bu mukaddes davaya, İnsan sahip çıkmıştır. (Müslüman sahip çıkmıştır. Akına sahip çıkmıştır.)

Ekran Resmi 2014-04-25 00.24.21Bu dava, elbette kansız yürümez, elbette şehidsiz olmaz. Metinsiz, Erdoğan sız, Bektaşsız olmaz.” Akıncı da bu davanın idrakinde, talebesiyle, hocasıyla; yeryüzünden fitne ve fesat gidinceye kadar mücadeleyi sürdürecektir.”[1]

[1] Akıncılar Dergisi – 4 Ocak 1980 Sayı: 10

Günlük hayatımızın yoğunlaşması, beraberinde bazı olumsuzlukları getirmekte. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayan kardeşlerimiz, bu olumsuzluklardan, çok netkilenmekte olduklarına şahid oluyoruz.

Bizler bu olumsuzlukları asgariye indirmek için, elimizden gelen gayreti göstermekle mükellefiz. Kardeşlik vasfımızın gereği olarak, birbirimizin hatalarını, münasib bir lisanla ve tatlı bir dille, uyarmakla mükellefiz.

Bu vesile ile siz kardeşlerimi şehidler hususunda, bir kez daha uyarma ihtiyacı hissettim.

Şehidler bizim yüz akımızdır. Şehidlerimiz ve yakınlarına, vefa borcumuz olduğunu unutmamalıyız.

Peygamber Efendimiz, her Perşembe Uhud şehidlerini kabirlerinde ziyaret ederdi. Bu hususta da şöyle bir hadis buyurmuşlardır:

Ekran Resmi 2014-05-28 01.39.03“Bunların Allah katında şehit olduklarına şehadet ederim. Gelin ve onları ziyaret edin. Allah’a yemin ederim ki kim onlara selam verirse, onlar da kıyamet gününe kadar, selam verenin selamına karşılık vereceklerdir.”

Peygamber Efendimizin bu hadis-i şerifinde ifade buyrulan hususlar, sadece Uhud şehidleri ile ilgili olmasa gerektir. Yani burada ifade edilenler, tüm şehidler için geçerlidir sanıyorum. Bundan dolayıdır ki, bizler de şehidlerimize olan vefa borcumuzu yerine getirme gayreti içinde olmalıyız.

Ben de bu vesile ile Aralık ayı şehidlerimizden ve çok değerli hocalarımızdan Fevzi Bektaş’ı bu vesile ile anmak ve hakkındaki bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.36.13Fevzi Bektaş Hacamız, İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde 5. Sınıfta ve 6. Sınıfta Kur’an-ı Kerim Hocamızdı. Rabbim kendilerinden razı olsun (Amin) Bizlere çok emeği geçmiştir.

O günlerde hayıflandığım ve fakat sonraki yıllarda gıyaben teşekkür ettiğim, bir Fevzi Bektaş hatıramı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.38.10Ben Kur’an-ı Kerim okumasını İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde öğrendim. Yani bir çok sınıf arkadaşım İmam Hatip Okuluna girmeden önce, Kur’an okumasını öğrenmiş. Fakat ben kur’an okumasını İmam Hatip Okulunda öğrenmiştim. Bu yüzden de her sene ikmale ve bazı seneler de, Kur’an-ı Kerim’den tek derse kalırdım. İmam Hatip Okulu 4-E sınıfındayken Kur’an-ı Kerim hocamız Müzekka Gürbüz idi. Allah O’ndan da razı olsun. İkmale kalmıştım ve ikmal imtihanlarında, komisyonda Fevzi Bektaş Hocamız da vardı. Önce yüzünden bir miktar okudum. Ve iyi okumuştum. Yasin, Fetih surelerinden birer bölüm ezber okuttular. Bunları da güzel okudum. Hatta Müzekka Hocam Fetih suresinin son ayetlerini okumadan önce, Fevzi Bektaş Hoca’ya: Hocam bak şimdi mahreçleri ne güzel okuyacak, dediğini hiç unutamıyorum. Son olarak Fevzi Bektaş Hocam, Hümeze suresini okumamı istedi. Okudum. Fakat Narullah il-Mûgadeh bölümünü tekrar okuttu. Mûgade derken, ne var diye sordu. Ben de İhfa var hocam dedim. Halbuki Meddi Tabi vardı. Ben imtihan heyecanıyla yanlış söyledim.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.35.43Fevzi Bektaş Hocam: Hepsini güzel okudun ama ihfa ile meddi tabiyi öğren de gel olur mu diyerek, tek derse bırakmıştı. Rabbim gani gani rahmet eylesin.

Fevzi Bektaş Hoca çok disiplinli olduğu kadar, aynı zamanda öğrencileriyle arkadaş gibiydi de…

Bu hususta Abdurrahman Şen kardeşimizin bir hatırasını paylaşalım:

Ekran Resmi 2014-05-28 01.38.17“Şen, bir gün Karagümrük Stadında hocaları Fevzi Bektaş’la Erdoğan’ın, bir maçını izlediklerini anlatıyor. Erdoğan maçta çok iyi oynuyor. Çıkışta Bektaş, Şen’e Erdoğan’ın dersleri zayıf olduğu hâlde, sahanın en iyilerinden olduğunu belirtip diyor ki:

“Bugün Kuran-ı Kerim’den, Arapçadan benden 9-10 alanlar, yarın birer hacı kızı alıp, kenara çekilecekler. Bu ülkeye, bugün bu sahalarda top koşturanlar, sizler hizmet vereceksiniz.”

Şen, şöyle doğruluyor:

“Bugün bakıyorum, hakikaten bizim sınıfta Arapçası, Kuran’ı, meslek dersleri 9-10 olanlar, bugün birer köşeye çekildiler. Hatta bir kısmı kendilerini iyice meczuplaştırdı. Ama o günlerde kahveye kaçan, sinemaya giden, top oynayan, ‘Bu ne biçim imam hatipli’diye eleştirilen öğrenciler, toplumun önünde iş yapan insanlar oldular.”

Fevzi Bektaş Hocamız, yıllarca İstanbul İmam hatip Lisesi’nde hizmet verdi, yüzlerce talebe yetiştirdi ve Küçükçekmece İmam Hatip Lisesi açılınca da, oraya müdür olarak tayin edildi. Burada görev yaparken okula gelen müfettişler, okulun duvarında asılı duran bir Hadis-i Şerif tablosunu kaldırması hususunda ısrarcı olunca, şu cevabı verir:

‘Beyefendi, burası İmam Hatip lisesidir. Burada, ülkenin imanlı nesli yetişiyor. Bu gördükleriniz, Peygamber Efendimizin mübarek sözleridir. Kendinize geliniz.’ Ekran Resmi 2014-05-28 01.33.47

Fevzi Hocamızı anlatmaya devam edeceğiz…

Ekran Resmi 2014-04-25 00.27.16Mehmet Ali Tekin – Milat Gazetesi

Şehid Fevzi Bektaş Hocamızı, yadetmeye devam ediyoruz…

Hocamız, ilkelerinden taviz vermeyen yapısı ve tatlı sert üslubuyla, öğrencilerinin kalbinde taht kurmuştu.

Yüce Rabbimiz hocamızı çok seviyor olmalıydı ki, O’nu şehadet mertebesine ulaştırarak yanına aldı.

Şehadetini, 17 Aralık 1979 Pazartesi günkü Yeni Devir Gazetesi’nden, aynen aktaralım:

BEŞİKTAŞ’TAKİ BOMBALI KATLİAMIN BİR KURBANI DA İMAM HATİP MÜDÜRÜ

Sarıyer ve Zeytinburnu İmam Hatip Müdürleri de Yaralı

Beşiktaş’taki kafeteryada, radyatörlerin altına yerleştirilen, tahrip gücü yüksek bombanın infilakı sırasında, bir arada bulunan üç İmam-Hatip Lisesi müdüründen, Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü, olay yerinde öldü, diğer ikisi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Olay Müslüman camiada, nefret ve teessürle karşılandı.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.37.53İSTANBUL (Özel)

Önceki akşam, saat 19 sularında, Beşiktaş sahil kenarındaki Barbaros Kafeterya’da meydana gelen şiddetli patlamada, hayatını kaybeden Fevzi Bektaş’ın Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü; yaralı olarak hastaneye kaldırılanlardan Dursun Kılıç’ın Zeytinburnu, Sabahattin Karasu’nun ise Sarıyar İmam-Hatip Lisesi Müdürü, oldukları belirlenmiştir.

Beşiktaş iskelesi yanındaki Barbaros Kafeterya’da buluşarak, Üsküdar’a geçmek üzere sözleşen; Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü Fevzi Bektaş, Zeytinburnu İmam-Hatip Lisesi Müdürü Dursun Kılıç, Sarıyer İmam-Hatip Lisesi Müdürü Sabahttin Karasu; saat 19.00 sularında buluşmak üzere, sözleştikleri Barbaros Kafeterya’ya gelmişler; aynı yerde buluşacakları bazı idareci arkadaşlarını gelmesini bekledikleri bir sırada, içinde bulundukları kafeteryada, büyük bir patlama duyulmuştur.

Kafeteryanın radyatörleri altına yerleştirilen, tahrip gücü yüksek bombanın patlaması ile ilk belirlemelere göre, 5 kişinin öldüğü, 22 kişinin de yaralı olarak, çevredeki hastanelere kaldırıldığı belirtilmiştir. Olay sırasında, Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü Fevzi Bektaş’ın olay yerinde; hastaneye kaldırılan Orhan Toprakcı, Fehim Fegün adlı şahısların ve kimliği belirlenemeyen iki kişinin daha, öldüğü belirtilmiştir.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.37.40Olayın radyoda haberlerde verilmesinden sonra Fevzi Bektaş, Dursun Kılıç ve Sabahattin Karasu’nun arkadaşları, yakınları ve öğrencileri; yaralıların taşındıkları hastanelere koşarak, sağlık durumlarıyla ilgili bilgi almak istemişlerdir. Zeytinburnu İmam-Hatip Lisesi Müdürü Dursun Kılıç’ın yakın arkadaşlarından edindiğimiz bilgiye göre;  olayın meydana geldiği akşam, kaldırıldığı Taksim İlkyardım Hastanesi’ne giden yakını Dursun Kılıç’la görüşme imkânı bulduğunu; patlama sırasında başından ağır yara aldığı için, hafızasını kaybetmiş durumda olan Dursun Kılıç’ın, kendisine Kartal İmam Hatip Lisesi Müdürü’nün henüz gelip gelmediğini sorduğunu söylemiştir. Sarıyer İmam-Hatip Lisesi Müdürü Sabahattin Karasu’nun da, tahrip gücü yüksek saatli bir bombanın patlamasıyla meydana gelen olay sırasında, kalçasından ağır yaralandığı, olaydan sonra kaldırıldığı hastanede, sağlık durumunun şimdilik iyi olduğu öğrenilmiştir.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.34.27Öte yandan olayın duyulmasından sonra, olay yerine gelen İstanbul Valisi Nevzat Ayaz, Birinci Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ ve İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı olayla ilgili olarak, olay mahallinde ve çevrede yaptıkları incelemelerden sonra, Gayrettepe Emniyet Komiserliği’nde bir toplantı yapmışlardır.

Olaydan sonra, çeşitli basın kuruluşlarına telefon ederek, olayı üstlendikleri belirtilen ‘Türk İslam Birliği’ adlı, illegal bir örgütün, bu olayın faili olarak gösterilerek saptırıldığı; radyatörlerin altına yerleştirilen saatli bombanın patlayıcılarının, Moskova yanlısı İGD adlı sol örgüt mensubu militanların gerçekleştirdiği sanılmaktadır.

Ekran Resmi 2014-05-28 01.32.59Patlama sırasında yaralananlardan bazılarının, Barbaros Kafeterya’ya saat 17.00 sularında, bir gencin şüpheli tavırlarla gelip bir masaya oturduğu, elindeki gazeteye de bir şey saklamaya çalıştığı, ayrıca gencin çeşitli anarşik olaylara karışmış birisi olabileceği de belirtilmiştir.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, önceki akşam 19.00 sularında Beşiktaş Barbaros Kafeterya’da meydana gelen bomba patlaması sonucunda 5 kişinin ölümü, 22 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan olayla ilgili olarak, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü belirtilmektedir.

Fevzi Bektaş Hocamız ve tüm şehidlerimizin ruhuna El Fatiha…

Mehmet Ali Tekin – Milat Gazetesi