16 Haziran 1978

Celil Yıldırım kardeşimizin şehadeti, dönemin gür sesi Şura Gazetesi’nin 24. sayısında şu şekilde veriliyordu:

“Kızıllar gemi azıya aldı Celil de şehid düştü.

Müşrik düzenin kızıl tohumları, bir şeriatçı gencimizi daha katlettiler. Adı “Celil Yıldırım” idi. Henüz 22 yaşının baharını sürmekteydi. Safranbolu’nun iman dolu kucağından çıkmıştı. Komünistler vurdular, şehid ettiler… Kabahati (!) imam hatip mezunu olmaktı. Vakıf Yurdu’nda kalmaktı.

Üniversite imtihanlarına girecekti. Bir gün öncesinden imtihan yerini görmek üzere Anıttepe Lisesi’ne gitti. Komünistler karşıladılar. Hüviyetini sordular. İmam hatip ve Vakıf Yurdu hüviyetlerini gösterdi. Hiç bir şey söylemeden tabancalarını çıkardılar ve ensesine ateş ettiler.

Kelime-i şehadet getirdi Celil Yıldırım ve kendinden geçti. Arkadaşları bütün gün hastane hastane dolaştılar. Müşrik düzenin hastaneleri kabul etmedi Celilimizi.

Ve… Dava arkadaşlarının kolları arasında ruhunu Allah’a teslim etti. Tıpkı Hasan Sürel gibi. Tıpkı yüzlercesi gibi…

41

O gece, Türkiye’nin Başbakanı televizyonda konuşuyordu: “Üniversite imtihanları bir tek öğrencinin burnu kanamadan yapılmıştı. Devlet etkinliğini göstermişti.. Ancak anarşiden söz edilemezdi…” Kardeşimizin öldürülmesi, Müslümanlar arasında büyük İnfiale sebep oldu. Şehidimizin muhterem babası Ankara’ya gelip oğlunun mübarek naşına sarıldı. Akıncı Gençlere hitaben yaptığı konuşmada ise: “Sizlerle iftihar ediyoruz. Oğlum kardeşinizdi. Müslüman olduğu için öldürdüler O’nu. Fakat artık siz evlatlarım varsınız” dedi. Mübarek naşı, Safranbolu’da tekbir sedaları arasında defnolunan kardeşimiz Celil Yıldırım için, Safranbolu Akıncılar Teşkilatı yayınladığı bildiride şöyle dedi: “İSLAM İÇİN ÖLMEYE HAZIRIZ”

Anarşinin durduğunu söyleyenlerin kulakları çınlasın. Devletin güvenlik kuvvetleriyle emniyeti sağladıklarını söyleyenlerin de kulakları çınlasın. Radyodan, TV’den barış nutukları çeken adaleti tecelli ettireceklerini vadeden Gençlik ve Spor Bakanı ve İçişleri Bakanı ve de Başbakan’ın kulakları çınlasın.. Biz vatanın öz evlâdı olarak, ilim tahsil edip vatana, millete ve yüce dinimiz İslam’a hizmet edebilecek elemanları yetiştirmek için, yüksek tahsile talebe gönderdik. Fakat emniyeti sağladıklarını ilan edenler, yoksullara yurtlar, evler bulduklarını söyleyerek puan toplamaya çalışanlar, gençlerimizin can güvenliğini niye sağlamadılar? Hiç bir olay olmadığını söyleyenler, Ankara’da Anıttepe Lisesi’nin bahçesinde, hunharca saldırıya uğrayan gençlerimizin haberini niye vermediler.

42

Onlar bu haberi veremezlerdi. Çünkü vurulan ve dövülen İslam’a gönül vermiş AKINCI gençlerdi. Bu haberi veremezlerdi; çünkü MÜSLÜMAN’ların yine karşılarına çıkıp “oy’ isteyecekler.

Amma şu unutulmasın, Teşkilatımız mensuplarından şehid edilen Celil Yıldırım ve hunharca saldırıya uğrayıp ağır şekilde yaralanan, Derneğimizin Muhasibi Mustafa Bilgin’in hesabını biz mutlaka soracağız. Bir değil binlerce şehidler göndereceğiz; ama İslam mutlaka muzaffer olacak.”