Bismillahirrahmanirrahim…

Rabbimizin huzur, esenlik kardeşlik ve paylaşma vesilesi kıldığı bu mübarek günleri ümmetin acılı ve yaralı günleri olarak yaşıyoruz.

Özellikle Ortadoğu’da ümmetin içinde bulunduğu vahim durum hepimizin tanık olduğu üç yılı aşkın bir sürecin sonucudur. Üç yıldır Suriye’de zalimler Müslüman kanı dökmüş, yüzbinlerce Müslüman erkek, kadın ve çocuk şehid olmuş bir o kadar insan eşini, çocuğunu, ailesini kaybederek mülteci hayatı yaşamaya başlamıştır. Bu olayların tamamı gözlerimizin önünde yaşanırken ‘’barış sevdalıları’’ ‘’insan hakları savunucuları’’ ‘’insanların zalimce öldürülmesine dayanamayan’’ emperyalist ABD ve onun kuyrukçuları, yerli işbirlikçileri tüm olayları görmezden gelerek binlerce çocuğun feryadını belki bir senfoni gibi dinlemişlerdi.

Bugün gerçekte kim olduklarını çok iyi bildiğimiz bu emperyalist güçler, insanların hakkını savunan fedailer kesilmiştir. Irak’ta ve Ortadoğu’da 2 milyon insanın kanını ellerinde taşıyan ABD, Türkiye Müslümanlarını kandıramayacaktır. Bizler onlar için insanların, özellikle Müslümanların hiçbir kıymetinin olmadığını tek önem taşıyan unsurun ekonomik çarklarının kapitalist sömürü düzenlerinin daha iyi işleyebilmesi olduğunu yaptıkları tüm askeri yaptırımların ve siyasi söylemlerin temelini bunun oluşturduğunu çok iyi biliyoruz.

İslam davası ve kültüründen hiç bir kök taşımayan, İslam ümmetinin inkılap hedeflerini baltalayan ve gözümüzde hiçbir meşruiyeti olmayan malum örgütün yaptığı zulümler açıktır. Ancak zalimlik konusunda Amerika ve diğer Siyonist güçlerle asla yarışamayacağı da açıktır. İslam’a sancaktarlık etmiş Anadolu toprakları ve Ortadoğu emperyalistlerin kanlı çizmeleriyle çiğnetilmemelidir. İslam ümmeti içindeki paraziti temizleyecek birlik ve beraberlikten yoksun olsa da topraklarını hiçbir emperyaliste çiğnetmeyecek bilinçte olmalıdır. Var olan durumdan rahatsız olan devlet liderleri yeterli güçlere sahip olduğunu iddia ediyorlarsa yapılması gerekeni kendileri yapmalıdır. Uzun süredir bu durumdan şikayet eden liderler bugün ayağa kalkmış ise ABD direktifi olmadan askeri bir eylemde bulunamayacaklarını bizlere göstermiş olmaktadırlar. Türkiye Müslümanları bu oyuna alet olmayacaktır.

Rabbimiz Müslümanların tüm zalim güçlere karşı tek yürek olduğu, huzur ve esenlikle güzel günlere ulaştırsın ve mübarek kurban bayramımızın İslam ümmetinin bölünmüşlüğü ve huzursuzluğuna çare olmasını nasip etsin.