Aylık 100 TL verebilecek 100 kişi arıyoruz!

Müslümanların kan ve gözyaşı denizine gark olduğu ve birbirini yok ederek var olmanın erdem haline geldiğine bir çağda yaşıyoruz. Bireyler, sahte bir özgürlük algısıyla ekonomik bir köle haline getirilmekte, kazançları bir şekilde sayılı zenginleri daha da zengin etmekte, mazlum insanların öldürülmesi sıradanlaşmaktadır. Müslümanlar kendi coğrafyalarındaki savaşları kendi dar sınırlardan izlenmekte; dış güçler ise petrol hesaplarıyla, ekonomik endişelerle takip etmektedir.
Çağımızın bu düzeni yalnızca bugünün yazgısı değildir. Dün de farklı şekillerde aynı olayları yaşadık. Eğer geçmişten ders çıkarıp feraset sahibi olamazsak yarın da yaşayacağız.
Öyleyse gereken, parmak ayı gösterirken parmağa değil aya bakmak ve gerçekten sorunlarımızın temeline inmektir.
Biz Müslümanlar biliyoruz ki İslam çağları aşan ve her çağa huzur ve refah iklimini getirebilecek yegâne din ve idari sistemdir. Medine İslam Devleti kurulduğu zaman, tüm dünya muahat/kardeşlik iklimine bürünmüş ardından gelen Müslümanlar da bu iklimi sonuna kadar korumaya çalışmış. Adalet, infak, salih amel kavramlarını hayatlarının temel düsturu haline getirmişlerdi.
Peygamber Efendimizin kurduğu Medine İslam devleti zalim düzenlerin ortadan kalktığı dünyanın adalet ve huzura kavuştuğu bir medeniyet var etmişti. Ancak zamanla Müslümanlar kardeşlik bilincini yitirmişler bir olmak yerine ulusçu cereyanlara kapılarak dar sınırlara hapsolmuşlar böylece İslam medeniyeti ve bu medeniyetin getirdiği huzur iklimi yerini vahşi kapitalizme bırakmıştı.
Bu genel çerçeve içinde Akıncıların hedefi bu medeniyeti yeniden var etmek ve Müslümanları kardeş kılmaktır.
1975-80 yılları arasındaki süreçte Türkiye’de oynanan ve dünyanın çeşitli coğrafyalarında da gördüğümüz kanlı günler Müslüman coğrafyaların bu kardeşlik ikliminden koparılması ve birbirlerine düşman olma hissiyatlarını pekiştirmek içindi. Akıncılar bunu kavramış Müslüman gençleri bu savaşın dışında tutmaya çalışmış bunun için gerektiğinde kanıyla canıyla bedel ödemişti. Türkiye’nin köy köy, kasaba kasaba her yerinde örgütlenen Akıncılar, gençleri sömürücü düzenin oyunlarına karşı irşat etmiş ve bu şekilde Ümmet olma bilincini, İslam iklimini zihinlere ekmiştir.
Akıncılar Derneği olarak geçmişin bu mirasını sahiplenerek 4 yıl önce yeniden yola revan olduk.1975-80 yıllarında mücadeleyi omuzlayan Akıncılar ile bugünün gençliğini buluşturmak için var gücümüzle çalışmaktayız.
Bu sevdayı 4 yıl boyunca taşıdık ve Akıncılar olarak Nebevî mirası daha ileriye taşımak arzusundayız. Bu hususta Anadolu halkının maddi-manevi desteğine ihtiyacımız vardır.
Kuran’ın Ali-imran 103. Ayetinin “Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” manasına binaen İslam üzere birlik olmaya ve bu yolda birbirimize destek olmaya çağırıyoruz. Müslüman geçmişin evlatlarının, Mücahit Anadolu halkının mesajımızı aldığını umuyoruz.